• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • HOÇVAN/XWEŞVAN
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Çîyayê Şano/Mozirgana Zozanan
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • Hoçvan HABER Gazetesi
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • HOÇVAN HASKÖY
    • http://www.hocvanhabergazetesi
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Hoçvan HABER Gazetesi
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Yayın Yönetmeni: Kerem Atbaş
Üyelik Girişi

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.48383.4977
Euro4.17344.1901
Hava Durumu
Anlık
Yarın
19° 22° 7°

Kürt Tarihi

 

 Atabegler Döneminden Günümüze Kurdler... -

Atabegler Döneminden Günümüze Kurdler...

 Fikret Yasar

Orta Asya'dan Mezopotamya’ya gelen barbar kavimler Islam’in cihad prensibini fetihçi ruhlariyla sentezleyince Müslümanligin ganimet oldugunun farkina varip din degistirdiler.

Geldikleri dönemde Araplar  ve Kurdler, bu savasçi sedit unsurlara ordularinda parali askerlik yaptiriyordu. Askeri gücü elinde bulundurmalari onlari bölgenin hakimiyetine tasidi.

 Selçuklu imparatorlugu bu unsurlar tarafindan kuruldu, ancak devlet yönetme yetenekleri olmadigi için imparatorlugun resmi dili Farsça,  – hükümdar ve ordu hariç – yöneticileri de Kurd, Fars ve Araplardan olusuyordu.

 Imparatorluk zayiflayinca Selçuklular devletçiklere  bölünmüstü. Bu devletçikler dönemi, Atabegler dönemi olarak bilinir. Bunlar, Kurd, Arap ve Turkmenlerin olusturdugu bölgesel devletlerdi. Yani,  Atabegler bir nevi yöresel egemenlik elde eden ve sultan unvani olmayan ve siyaseten halifeye bagli olan hanedanlardi.

  

Aradan neredeyse bin yil geçti.  Degisen dünya, zaman ve sartlar istilacilarin aleyhine döndü, bu yüzden de talancilar gasp ettikleri bin yillik kazanimlari kaybetmemek için degismediklerini gösterir gibi her geçen gün zalim yüzlerini biraz daha açiga vuruyorlar.

  

Sinop’ta sergilenen barbarlik bunun bir örnegiydi, bin yil öncesinde Mezopotamya’yi talan eden barbar ruh, dün Sinop’ta, bugün Agri ve Hatay’da ortaya çikarak korku salmaya çalismistir.

  

ATABEGLER

  

Orta Asya’dan batiya göçler baslayinca bugünkü Kafkasya, Iran, Irak ve Anadolu’da pek çok Kurd devleti kurulmustu. Bu devletleri kuran asiretler kendi adlariyla aniliyor ve egemenlikleri altindaki Kurd asiretlerinden güç aliyorlardi. Ancak, asiretler arasi çekismeler ve daginiklik zaman zaman iç savaslara ve zayiflamalarina neden oluyordu. 

  

Öteden beri batiya dogru ilerlemek isteyen Orta Asya’nin bozkir kavimleri bölgede kurulan, Med, Pers ve Sasani gibi büyük devletlerin sinirlarini asamiyorlardi, ama Islamiyet döneminde parali askerlik yapmak için geldikleri Kurdistan’da hanedanlari koruyucu güç durumuna gelerek inisiyatif ve güç sahibi oldular. Yeterli güce sahip olduklarini fark edince de otoriteleri zayiflayan Kurd Beylerini tahttan indirip egemenligi ele geçirmek zor gelmemisti istilaci güçlere.

  

Ilk darbe Kurdistan’in kapisi sayilan Horasan’dan baslatilmisti. Ve o dönemde  Horasan bölgesinde kurulan Gor Devletinde  orduda bulunan Türk askerler irkdaslari olan Oguz saldirisi karsisinda saf degistirince Gorlar  yenilgiye ugradi ve hükümdarlari sah Cihansuz esir düstü. Esir bulundugu kaleden kaçan Cihansuz geri geldikten sonra Murgap vadisi ve Turk kalelerine seferler düzenleyerek topraklarini geri aldi. Cihansiz’dan sonra tahta geçen Kurd Gor hükümdarlari bölgede pek çok savaslara giristiler. Yendiler, yenildiler  ama Turk göçüne engel olamadilar.

  

Bölgeye yerlesen Selçuklular/Turkler 1039 yilinda batiya açilan yolda kendilerine engel gördükleri Kurd Büveyhilerin üstüne  yürüyerek batiya giden yolu açmak istediler. Dandanakan denilen yerde yapilan savasta Buveyhiler yenildi ve bu savasla beraber bölgenin güç dengeleri  degismeye basladi. Bu durum  Azerbaycan Kurdlerini  harekete geçirdi. Mehlan’in oglu Vehsézan yönetiminde birlesen Kurdler, Selçuklulara saldirarak akinlarini bir süreligine geri püskürttü, ancak Orta Asya’dan durmadan devam eden göçler  turkmen nüfusun çogalmasina ve güç dengelerinin turkler lehine dönmesine sebep oluyordu. Göçlerle güç kazanan Selçuklular 1041 yilinda Bubevyhilerle tekrar savastilar, yaptiklari savasi kazanan Selçuklular Iran topraklarini asip Mezopotamya’ya dogru ilerlediler ve Tugrul Bey komutasindaki  ordu 1055 yilinda Bagdat’a girdi.

 Halifeyi etkisine alan Selçuklular, din adina hareket  ederek Mezopotamya’da sii ve sünni Kurdlere karsi fetihlere giristiler. Diyarbakir ve çevrelerine saldirilar düzenledi. Bu saldirilarla amacina ulasmayan talancilar, Pisabur ve Hüzeyniyeyi yagmaladilar. Bir süre sonra Kurd Mervani Devletinin içinde bulundugu  siyasi kriz halifenin de araya girmesiyle beraber sünni Kurdlerle ittifaka dönüstü ve bu ittifakla bölgede bulunan Bizans ordusu Alpaslan komutasindaki karma orduyla yenilgiye ugratildi. Bizansa karsi kazanilan zafer  Selçuklularin bölgede basina buyruk davranmasina sebep olmustu. Bu durum karsisinda otoriteleri sarsilan Mervaniler,  1087 yilinda Fahruddevle Muhammed yönetimindeki bir orduyla harekete geçerek tekrar otorite saglamak istediyse de basari saglayamadi. Yapilan savasta Mervanilerin yenilmesiyle beraber Anadolu’nun kapilari tümden  istilacilara açilmis ve sonrasindaki bin yillik süreç yerli halklarin kiyimina sahne olmustu...

 Selçuklular bir süre Anadolu’da egemenliklerine devam etti. 1092 yilinda Alpaslan’in oglu Melik Sah ölünce  imparatorluk bölünerek küçük devletçikler haline geldi. Atabegler bir nevi bölgesel egemenlik elde eden ve sultan unvani olmayan, siyaseten halifeye bagli olan hanedanlardi. Bu dönemde pek çok Kurd Atabeg / Kurd Devleti de hüküm sürdü.

  

Selçuklular döneminde varligini devam ettiren Kurd Atabegler oldugu gibi, Kurd Seddadi Devleti, Kurd Padusan Devleti, Kurd Alamut Devleti, Kurd Hasanveyh Devleti ve Kurd Ermansahlar Devlet sünni ittifak içinde  100-200 yil varliklarini sürdürebildiler. Bunlardan en uzun yasayani Ahlat’taki Ermansahlar Devletidir. Selmané Kutbi tarafindan kurulan Ermansahlar Devleti, 1207 yilina kadar egemenligini sürdürdüyse de Kurd Eyyubi Devletinin kurulmasiyla beraber ortadan kayboldu.       

  

Kurdistan büyük bir cografyaydi ve kontrolü zordu, yabanci istilacilara karsi sürekli isyan ve savas halinde direnen Kurdler bir çok yerde  egemenlik kurduklari gibi, zaman zaman da mezhep ayriligindan dolayi da pek çok isyan girisiminde bulunmuslardi. Özellikle Sii ve Alevi Kurdler  sünni Selçuklulara karsi sürekli isyan halindeydiler.

  

Selçuklularin zulmüne karsi Anadolu’da ilk isyan atesini yakan Bab Ishakti. Bab Ishak, Horasan’dan Anadolu’ya gelen dervislerdendi. O da Mevlana Celalad-i Rumi gibi Kurd’tü. Ancak Bab Ishak dervis oldugu kadar kavmiyetçiydi, çünkü Allah’in verdigi kavmiyet ve toprak hakki zalimler tarafindan talana ugramis, zulüm görmüstü. Bu ugurda savasmanin cihad oldugunu ileri sürerek, Selçuklularin  mezhepçi zulmüne karsi harekete geçip, Babailik tarikatini kurdu. Tüm insanlarin dogustan esit oldugunu, fakat bir avuç egemenin saltanat ugruna halkin malina ve canina kast ettigini, bunun dine aykiri ve Allah katinda herkesin esit oldugunu, bu nedenle kimsenin kimseyi din adina sömüremeyecegi yönünde propaganda yaparak haksizliga ugrayanlari etrafina topladi. Kisa zamanda Bab Ishak orta Anadolu’da yasayan Alevi Kurdleri  Selçuklu yönetimine karsi harekete geçirmeyi basardi ve isyan atesini yakti (1239).

 Firat havzasinda elli bin Alevi Kurdü harekete geçirerek  Malatya, Sivas, Tokat ve Amasyayi  ele geçirdi. Ancak isyan yayilirken Selçuklular Amasya’da bulunan Baba Ishak’i öldürdü. Bu haber üstüne sehre giren isyan ordusu  Selçuklu kumandani ve taraftarlarini kiliçtan geçirdi. Anadolu’ya yayilan ve gittikçe büyüyen isyan Selçuklu sultani II. Keyhusrev’i endiselendirmisti.

  

Isyani bastirmak için hâkimiyetindeki Hiristiyan güçlerin destegine basvurdu, hiristiyan Rum, Ermeni, Laz ve sünni müslümanlardan olusturdugu orduyu isyancilarin üstüne gönderdi.  1237- 1245 tarihleri arasinda cereyan eden bu isyan iki ordunun Amasya civarinda savasmasiyla son buldu. Alevi Kurdler Selçuklularin bir araya getirdigi Rum, Ermeni, Laz ve diger halklarin karsisinda yenilgiye ugramisti, ama sadece Kurdler degildi yenilen, ayni zamanda Rumlar, Ermeniler ve Lazlar da yenilmisti, çünkü bu yenilgiyle onlar da – karanlik – geleceklerini turklere emanet etmislerdi !

 Rum’u, Ermeni’yi, Laz’i ve diger azinliklari Kurd’e karsi harekete geçiren zihniyet dün de Sinop’ta, Agri’da ve Hatay’a  nöbetteydi ve Kurdlere “Bu çiftlik bizim” mesajini verdi.

 Dünün istilacilarina dini ögretemeye çalisan Kurdler,  bugün de demokrasiyi ögretmeye çalisiyorlar. Dini fetihçilik temelinde katleden anlayis demokrasiyi de ayni amaç için katleder. Bu saatten sonra istilacilari ne din ne de demokrasi adam eder, dolayisiyla Kurdler isgalcilerine demokrasiyi ögreteceklerine öncelikle Kurd ailelerini türklük özentisinden kurtaracak çözüm üretmeleri daha elzem degil mi? Gelecek nesillere iyi bir miras birakmak istiyorlarsa eger, ceberut uniter Kemalist sisteme entegrasyon yerine, Kurdiyata sahip çikip kendi kendini yönetebilecekleri bir statü  dogrultusunda irade beyan etmeleri daha dogru olur.

 Magdur edilen Anadolu halklarindan – özellikle – milli hasletlerini tamamen yitirmis Lazlardan bir yardim beklemek hayaldir, çünkü onlar kayip medeniyetlerin bir halkasi oldular.  
Fikret YASAR

Kaynak:

E.Xemgin-Kurdistan Tarihi


Yorumlar - Yorum Yaz