• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • HOÇVAN/XWEŞVAN
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Çîyayê Şano/Mozirgana Zozanan
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • Hoçvan HABER Gazetesi
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • HOÇVAN HASKÖY
    • http://www.hocvanhabergazetesi
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Hoçvan HABER Gazetesi
    • http://www.hocvanhabergazetesi.com
    • Yayın Yönetmeni: Kerem Atbaş
Üyelik Girişi

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.48383.4977
Euro4.17344.1901
Hava Durumu
Anlık
Yarın
19° 22° 7°

Haci Bektas-i Veli kimdir

 

 

 

Haci Bektas-i Veli kimdir


Horasan Nisabur dogumludur. Asil adi Seyid Muhammed bin Seyyid Ibrahim Ata olan sair ve mutasavvif'dir


Gerçek ismi, Seyyid Muhammed bin Ibrahim Ata olan , Haci Bektas-i Veli Horasan'in Nisabûr sehrinde 1281 senesinde dogdu.
 


Ilk egitimini Seyh Lokman-i Perende’den aldi. Lokman-i Perende, Ahmed-i Yesevi’nin halifelerinden olup, zahir ve batin ilimlerinde derin bilgilere sahipti. Bektas Veli Lokman-i Perende’nin gözdesiydi. Ve rivayetlere göre kendinde olaganüstü haller gerçeklesiyordu.


 
Haci Bektas-i Veli, egitimini tamamladiktan sonra Anadolu'ya geldi. Halka dogru yolu göstermeye baslayan ve kiymetli talebeler yetistiren Haci Bektas-i Veli, kisa zamanda taninarak büyük ragbet gördü. Bu sirada Anadolu'da dini, iktisadi, askeri ve sosyal tesekkül olan ve kendisinin de bagli oldugu "Ahilik Teskilati" ile büyük hizmetler yapan Haci Bektas-i Veli ve talebeleri, Osmanli sultanlari tarafindan da sevildi ve hürmet gördü.

YENIÇERILERIN MANEVI PIR'I


Bu siralarda kurulus devrinde olan Osmanli Devleti'nin saglam temeller üzerine oturmasinda büyük hizmetleri oldu. Sultan Orhan zamaninda teskil edilen “Yeniçeri Ordusu”na dua ederek, askerlerin sirtlarini sivazladi. Böylece Haci Bektas-i Veli'yi kendilerine manevi pir olarak kabul eden Yeniçeri Ordusu, manevi hayatini ve disiplinini ona bagladi. Haci Bektas-i Veli, asirlarca Yeniçeriligin piri, üstadi ve manevi hamisi olarak bilindi. Bu baglilik ve muhabbet, Yeniçerilerin sulh zamanindaki talimleri ve harplerdeki gayret ve kahramanliklarinda çok müsbet neticeler verdi. Bütün bunlar, halk ile Yeniçeriler arasindaki yakinligi kuvvetlendirdi.
 


Yeniçeriler, dervisler gibi cihad azmiyle dolu ve görülmemis derecede kahraman ve fedakar oluslarinda, bu hadiseler müsbet tesirler gösterdi. Yeniçerilerin; "Allah, Allah! Illallah! Bas uryan, sine püryan, kiliç al kan. Bu meydanda nice baslar kesilir. Kahrimiz, kilicimiz düsmana ziyan! Kullugumuz padisaha ayan! Üçler, yediler, kirklar! Gülbang-i Muhammedi, Nûr-i Nebi, Kerem-i Ali... Pirimiz, sultanimiz Haci Bektas-i Veli..." diyerek savasa baslamalari, bunun manidar bir ifadesidir.


 
BEKTAS-I
 
Haci Bektas-i Veli'nin Makalat adli Arapça bir eseri vardir. 1338 senesinde vefat eden Haci Bektas-i Veli'nin derslerini ve sohbetlerini takip ederek onun tarikatina baglananlara, tasavvuftaki usûle uyularak "Bektasi" denildi.
 
Makalat'in asil nüshalari tetkik edildiginde, onun; Islam dinine siki sikiya ve saglam bir sekilde bagli, Islamiyete uymayan davranislara siddetle karsi çikar.
 


 ÖGÜT
 
“Tarikatin, tasavvuf yolunun ilk makami, bir alime cani gönülden baglanip, tövbe etmektir. Tövbe, cani gönülden olan pismanliktir ve mutlaka yapilmalidir. Tövbe ederken gözyasi dökmelidir. Tövbeyi kabul edecek Allahü Tealadir. Tövbe ettikten sonra O'na tevekkül etmelidir. Ikinci makami, talebe olmaktir. Üçüncü makami, mücahede, nefse zor gelen, nefsin istemedigi seyleri yapmaktir. Dördüncü makami, hocaya hizmettir. Besinci makami, korkudur. Altinci makami, ümitli olmaktir. Yedinci makami, sevktir ve fakirliktir. Marifetin birinci makami edep, ikinci makami, korkudur. Üçüncü makami, az yemektir. Dördüncü makami, sabir ve kanattir. Besinci bakami, utanmaktir. Altinci makami, cömertliktir. Yedinci makami, ilimdir. Sekizinci makami, marifettir. Dokuzuncu makami, kendi nefsini bilmektir."
 
 
 
MENKIBE
 
Haci Bektas-i Veli, her gün gelip, simdiki dergahinin bulundugu yere otururdu. Onu sevenler; "Galiba Haci Bektas-i Veli Hazretleri burada bir dergah bina edilmesini istiyor, o yüzden gelip buraya oturuyor" dediler. Daha sonra Haci Bektas-i Veli'nin hizmetini gören Sari Ismail'e, Haci Bektas'i sevenlerden biri, buraya bir dergah yaptirmaya niyet ettigini söyledi. Sari Ismail de, gelip durumu hocasina arz etti.
 
Haci Bektas-i Veli; "Ona söyle. Bir usta getirsin. Biz istedigimiz büyüklükte bir daire çizelim. Ayrica yeteri kadar tas getirtip, yonttursun, hazir etsin." dedi. Sari Ismail, bu durumu o sahsa bildirince, çok sevindi ve hemen bir mimar getirdi. Haci Bektas-i Veli de kalkip, mübarek eliyle simdiki dergahin bulundugu yeri çizdi. O mimar da, dergahin insasi için yetecek kadar tas getirtip yontturdu. Taslarin yontulma isinin bittigi gecenin sabahi, herkes, dergahin yapilmis oldugunu gördü.
 
Dergahi yaptiracak kimse, derhal Sari Ismail'in yanina gelip; "Ben bu binanin yaptirilmasi için usta getirdim, tas getirdim ve yaptirma sevabina kavusmak istedim. Fakat her kimse bir gecede yaptirmis." diyerek üzüntülerini belirtti. Sari Ismail, durumu derhal hocasi Haci Bektas-i Veli'ye bildirdi. Bunun üzerine Haci Bektas-i Veli; "Ey Ismail! O beni sevene söyle, bu dergahi zahirden birisi gelip yaptirmadi. Allahü Tealanin izni ile bir anda yapildi. Sevabi yine onun amel defterine yazilmistir." dedi. Ismail durumu derhal o kimseye bildirdi. O zat da Allahü Tealaya sükür secdesi yapti.